İçeriğiniz Hazır, Peki Ya Sonrası?

Araştırdık, okuduk, tasarladık. Okunmaya değer bir içerik hazırlayıp blogunuza koyduk. Peki, tüm bu çabalar sonunda en iyi sonucu nasıl alabileceğinizi biliyor musunuz?

İçerik pazarlama ve sosyal medya birbirini tamamlar
Sağlam bir içerik olmadan sosyal medya markanızın tanıtımı için bir işe yaramaz. Aynı şekilde zaman harcayarak hazırladığımız içerik, doğru sosyal medya araçları kullanmadan ilgili kitleye ulaşamaz. İçerik pazarlama ve sosyal medya, arabanız ve tekerleri gibidir. Arabanızın tekerlekleri yoksa son model bir arabaya sahip olmanız bir şey ifade etmez. Üzerine düşünülmemiş, çalakalem hazırlanmış bir içeriği hiç bir sosyal medya ağı ile pazarlamanız mümkün olmaz. Kullanıcılar yararlı bir bilgi içermeyen, duygulara hitap etmeyen ve samimi olmayan içerikleri ayırt etmekte oldukça ustalar. Onlar içeriğinizi paylaşmaya değer bulmadıkça reklam bütçenizi arttırmanızın bir anlamı yoktur. Ayrıca özenerek hazırlanan bir içeriği, sosyal medya ağlarını stratejik olarak kullanmadan -tanıtımların sonuçlarını değerlendirmeden, ürüne/ hizmete göre hangi sosyal medya ağını kullanmanız gerektiğini planlamadan- hedef kitleye iletemezsiniz.

İçeriği doğru adrese ulaştırın!
Hedef kitleye ulaşmak için hangi sosyal medya ağının markanız için uygun olduğunu bilmeniz gerekir. Facebook, Instagram, Twitter ve Linkedin’in farklı kullanım amaçları ve kullanıcıları olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. Sosyal ağ sitesi olan Facebook, diğerlerine göre daha çok kullanıcıya sahip olsa da, her birini farklı amaçlarla kullanan potansiyel müşteriler olduğunu unutmamak lazım. Bu yüzden blogunuzdaki içeriği hem markanızın hem de sosyal medya kullanıcılarının özelliklerinin farkında olarak dağıtmalısınız. Örneğin bütün sosyal medya ağlarından aynı anda reklam vermeniz akıllıca bir çözüm değildir. Zaten artan reklam harcamalarınız sebebiyle uzun bir süre bunu devam ettirmeniz de mümkün olmayacaktır. Markanızın özelliklerine en uygun sosyal medya ağını belirlemeniz deneyim gerektirir. Öyle olmasaydı bütün markalar içeriklerini sosyal medya ağlarında paylaşarak sürekli kâr ederdi. Peki, neden bazı markalar içeriklerini hedef kitlelerine ulaştırmada daha başarılı?

Markanızı tanıyın!
Her sosyal medya ağının özelliğini bilmek ve içeriğinizin bu özelliklere nasıl uyduğunu anlamak, içerik pazarlama stratejinizin önemli bir öğesidir. Örneğin, B2B (şirketler arası ürün/hizmet satışı) markalarının kurumsal ve endüstriye yönelik içeriklerini Linkedin’de, B2C (şirketlerin direkt tüketiciye ürün/ hizmet satışı) markalarının ürün/hizmet ile ilgili içeriklerini Facebook’ta paylaşmak bütçe ve kâr açısından daha mantıklı olabilir. Tabii ki sadece bu ayrım yeterli değildir. Hangi sektörde olduğunuz, ürün ya da hizmetinizin özellikleri, hedef kitlenizin yoğun olarak kullandığı sosyal medya ağı gibi durumlar hangi ağı kullanmanız gerektiğini belirler.

Paylaştıktan sonra unutmayın!
Sosyal medya tanıtımları başarısız olan markaların bir çoğu değerli içerik üretmiyor, hangi sosyal medya ağında tanıtım yapması gerektiğini belirleyemiyor ya da paylaşımlarının sonuçlarını ölçüp buna göre bir strateji belirleyemiyor. İçeriğinizi yalnızca sosyal medya ağlarında paylaşmak yetmez. Sonuçları izlemeniz, ne kadar kişiye ulaştığını takip etmeniz gerekir. Bu ölçümler sayesinde tanıtımınızın hangi sosyal medya ağında daha başarılı olduğunu satış raporları gelmeden önce öğrenebilirsiniz. Böylece reklam bütçenizi stratejik olarak kullanabilir, bir sonraki tanıtım için planlamanızı daha bilinçli bir şekilde yapabilirsiniz.

Son olarak içeriğinizin sosyal medya reklamı konusuna gelirsek; paranın kârı satın alamadığını unutmayın. İçerikleriniz değerli değilse, reklam bütçelerine yatırdığınız hiç bir miktar işinize yaramaz. Zaten belirttiğimiz gibi, eğer içeriğiniz içtense, siz markanızın hangi sosyal medya ağına uygun olduğunun bilincindeyseniz, reklam bütçenizin çok fazla olması gerekmez. Ancak içerik pazarlama için siz yine de bir bilene danışın.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*